IMG_14051

Mücver

Benim için kabak sebzesinin en güzel hali, yaz mevsiminin her hafta vazgeçilmezi, sevgili kızım Güldeniz’in birkaç sokak ötede ki evinden kokusunu aldığı an evimizi onurlandırmasına sebep olan bu güzel sebze yemeğini hemen hemen her misafir soframda bulundururum ve hiç kimsenin hayır dediğine de daha henüz rastlamadım. Kızımı büyütürken onun iştahsız hali beni epey çileden çıkardığında bu yemeği yaptığımda en azından kursağında bir-iki tane mücverin olması beni mutlu eder, o gece rahat uyurdum. Yapılması çoğu kişi için fazla meşakkatli gelse de, yapıldığında herkesin yüzündeki mutluluk bütün yorgunluğa değer diye düşünüyorum. Gelelim yapılışına, tabii ki her yiğidin yoğurt yemesi farklıdır, belki benim yapışımdaki minik bir farklılık sizin yemeğinizin lezzetini arttırabilir, bunun için bu yazıyı okumaya, farklılık varsa denemeye değmez mi ?

MALZEMELER

  • Maydonoz 1 demet
  • Dereotu 1 demet
  • Taze nane eğer yoksa 1 yemek kaşığı kuru nane 1 demet
  • Taze soğan 1 demet
  • Yumurta 4-5 adet
  • Tuz 1 tatlı kaşığı
  • Karbonat 1 paket
  • Un 2-3 servis kaşığı

YAPILIŞI:

Kabaklar (sert sebzelerin dışlarını daha iyi yıkayabilmek ve kabuklarını gönül rahatlığıyla kullanabilmek için eczaneden aldığım tırnak fırçasını kullanıyorum) kabukları ile rendelenir, 1 tatlı kaşığı tuzla ovulur, iyice sıkılır ve suyu çıkarılır. Buradaki amaç fazla un kullanmamak, kıvamını daha kolay buldurmak içindir. Yıkanıp ayıklanan taze soğan, nane, dereotu ince ince kıyılır. Kabak rendesi, kıyılan malzemeler, yumurtalar, karbonat karıştırılır (tekrardan tuz koymuyorum, ovulurken kullandığım tuz yeterli oluyor). Unu koyarken temkinli davranıyorum, kıvamı koyu boza kıvamında olması gerekiyor, ne cıvık olmalı ne de fazla katı. Ben mücveri dondurma kaşığı ile kızgın yağa döküyorum, buradaki amacım, hepsinin aynı miktarda, aynı şekilde, aynı kızarma rengi ve sürecinde olması. Kızartılan mücverleri, kağıt peçetelerin üzerine alıp daha sonra servis tabağına koyuyorum.

Afiyet olsun, sağlıklı, mutlu kalın.

IMG_34033

Karnı Yarık

MALZEMELER

  • Minik Hatay patlıcanı 12 adet
  • Yağsız dana kıyma 1/2 kg
  • Kuru soğan orta boy, minik minik doğranmış 2 adet
  • Rendelenmiş Domates orta boy 1 adet
  • Maydonoz 1/3 demet
  • Dilimlenmiş domates üstünü süslemek için 1-2 adet
  • Zeytin yağı 1 çay bardağı

YAPILIŞI:

  1. Patlıcanlar alacalı soyulup,yıkanır ve kurulanır
  2. 1/2 çay bardağı zeytinyağı ile patlıcanların her tarafı yağlanacak
  3. 190C de ısıtılmış fırında (yağlı kağıt serili tepside) patlıcanlar kızarıncaya kadar pişirilir

İÇİNİN HAZIRLANMASI:

  1. Doğranmış soğanlar, 1/2 çay bardağı zeytinyağında kavrulur
  2. Kıyma ilave edilir, soğanlarla beraber kavrulur, tuz ve karabiber ilave edilir
  3. Domates rendesi ilave edildikten sonra, domateslerin suyunu çektirene kadar pişirilir
  4. Ocağın altı kapatıldıktan sonra, doğranmış maydonozlar ilave edilip ılınana kadar beklenir.
  5. Pişen patlıcanların karınları uzunlamasına yarılır, içleri hazırlanan kıymalı harç ile doldurulur.
  6. Patlıcanların üzerne isteğe göre domates dilimleri ile süslenir.
  7. Fırına dayanıklı bir kaba dizilen patlıcanlar, 1 çay bardağı(aida) su ilave edildikten sonra 180 C de fırında pişirildikten sonra servis edilebilir.

Ben çok uzun süreden beri kızartmalarımı fırında az yağ kullanarak yapıyorum. Benim için çok yağ, çok lezzet anlamına gelmiyor. Lezzeti arttıran faktörler, sebzelerin tazeliği, organik  olması, kullanılan baharatlar ve tabii ki kaliteli zeytinyağı. Bugün her ne kadar az sayıda kalmış olsa da, büyük büyük dedelerimiz zamanın da kullanılan yöntemlerle sıkılan zeytinyağlarını bulmak mümkün. Eşinizin dostunuzun böyle tanıdıkları var ise hiç çekinmeden sağlığımız için ricada bulunup doğanın mucizesine sahip olmak.

IMG_10522

Üzümlü Kurabiye

Evimizde anneanne kurabiyesi diye de bilinen bu kurabiyeyi, evliliğimin ilk yıllarında eşim çok seviyor diye her hafta yapardım. O da her seferinde annenin kurabiyesine yaklaşmısın ama ne yazıkki aynısı değil derdi. Cahil cesaretimle birgün annemi mutfağa götürüp “bu kurabiyeyi ya yapacağım, ya yapacağım” dediğimde annem ses tonumdan korkup ”bu ne hiddet, elbet yaparsın, hatta yıllar içinde benden daha güzel yaparsın“ dediğini hatırlarım. Annem gibi güzel yapıyormuyum bilmem ama lezzetinin onunkine yaklaşmış olduğunu düşünüyorum çünkü eşimin ellerine sağlık değişini büyük bir keyifle kabul ediyorum. Onun beğenisi benim için çok şey ifade ediyor.

Annemin kurabiyeleri ile benim ilk kurabiyelerim arasındaki farka gelince; annem zeytinyağı kullanıyordu, ben salatyağı (sıvıyağ); annem evde kaynattığı sütün kaymağını ziyan olmasın diye kullanıyordu, ben hiiiç kullanmıyordum; annem karbonat kullanıyordu ben kabartma tozu.

Bunlar önemsiz gibi görünsede hepsi aslında yaptığınız hamurişlerinde çok büyük farklılıklar yaratıyor. Ne demişler; el elden üstündür. Sevgiyle kalın.

MALZEMELER

  • Yoğurt 1 su bardağı
  • Zeytin yağı 1 su bardağı
  • Yumurta 1 tanesinin sarısı üstüne sürülecek 3 adet
  • Toz şeker şeker miktarı tercihe göre hazırlanır 1-2 su bardağı
  • Karbonat 1 paket
  • Vanilya 1 paket
  • Üzüm tercihen kırıklanmış fındık, fıstık, ceviz, çikolata parçaları vs. konulabilir 1 su bardağı
  • Un 3 su bardağı

Varsa sütünüzün kaymağı ve ya hazır kaymak (lezzeti ciddi şekilde farklılaştırıyor)

YAPILIŞI:

Şeker, yumurta, yağ, yogurt, kaymak mutfak robotunda veya büyük bir kasede karıştırılır, yaklaşık 3 su bardağı un, vanilya, karbonat elenir.

Sıvı karışıma ilave edilir, üzümler konulur ve kekten koyu, ekmek hamurundan biraz yumuşak, elinizi yağlamadan şekil veremeyeceğiniz kıvamda bir hamur yapılır. (Unu, hamura tarifettiğim kıvama gelene kadar ilave ediniz).

Ben elle şekil vermeyi sevmediğim için dondurma kepçesi kullanıyorum. Hamur şekillendirilir, üzerine yumurta sürülür, 180 C kızdırılmış fırında kızarana kadar pişirilir. Fırını kapattıktan sonra 10 dk fırında bekletiyorum (pişen malzemenin içini çekmesi için).

IMG_15911

Etli Nohut Yemeği

Bloğumu açma kararı aldığımda, sırasıyla bir çok şeyin yapılması gerekiyordu. İlk önce blog tasarımını yapacak firmayı bulmak, (bu arada Gri Creative  çalışanlarına teşekkür etmek istiyorum), bloğun renkleri, logosu, içeriği, fotoğraf kursu (sevgili Pemra ve Ömer Bey’e sevgiler ve teşekkürler)… Ve en sonunda da  hangi yemekleri yapma, fotoğraflama, yazılarını yazıp yayınlama kararı almadan önce sıkıldığım ve bunaldığım bir anımda, her zamanki sabır ve güzel fikirleriyle ailem, niçin en sevdiğimiz ve hemen hemen herkesin evinde pişen yemeklerle başlamıyorsun fikriyle beni biraz da olsa ferahlattılar. Etli nohut yemeğide bizim evimizde sık pişen bir yemektir ve yanına yapılan pilav ile günü çok güzel kurtarır. Ne kadar sağlıklı olduğunu, besin değerlerini yazmıyorum çünkü son yıllarda ama gazete, dergi ama televizyondaki sağlık ve yemek programlarıyla hemen hemen herkes bu konularda bilgi sahibi oldu. Bu tarifim de belki sizin yaptığınızdan farklı olmayabilir, bunu da yazmaya gerek var mıydı diyebilecekler için, sadece arşivimde bulunmasını istedim. Şimdi gelelim tarifimize;

MALZEMELER

  • Nohut akşamdan ıslatılmış 2 su bardağı
  • Acı biber salçası siz acı sevmiyorsanız domates salçası 1 yemek kaşığı
  • Yeşil veya kırmızı biber 2 adet
  • Kuru soğan minik minik doğranmış 1 adet
  • Domates orta boy ve kabukları soyulmuş 2 adet
  • Tereyağı 1 yemek kaşığı
  • Yağsız kuzu eti( kuşbaşı) 1/2 kg

YAPILIŞI:

Soğan tereyağ ile kavrulur, etler ilave edilir ve suyunu salana kadar karıştırılarak pişirilir. Salçası, tuzu, nohutlar, doğranmış biber ve domatesler ilave edildikten sonra malzemenin üstünü örtecek kadar su ilavesiyle tencerenin kapağını kapatarak, (düdüklü tencere de olabilir) ilk kaynamadan sonra kısık ateşte etler ve nohutlar yumuşayana kadar; düdüklü tencerede ise düdüğü çıktıktan 10-15 dk sonra kapatılıp,servis edilebilir. Afiyet olsun.

IMG_21376

Frambuazlı Sütlü Tatlı

Bu güzel tatlıyı, sevgili arkadaşım Ayfer’e ilk misafirliğe gittiğimde yemiştim, o gün masadaki herşey çok güzeldi ama bu tatlının lezzeti beni tarifi alıp yapana kadar aklımı meşgul etti. Bundan sonra ki zamanlarda da her yemeğe ve çaya gelen misafirime yapıyorum. Muhallebinin o güzel tadı frambuazla birleşince ortaya muhteşem ikili çıkıyor, malzemeleri hemen hemen her evde bulunan, frambuazı ise büyük marketlerin dondurulmuş ürünlerin olduğu bölümden tedarik edebileceğiniz bu tatlı için, diyebilirsiniz ki şeftali, kayısı çilek, vişne püresiyle olmaz mı? Ben şeftali ve çilekle denedim benim ve evdekilerin damak zevkine pek uymadı ama belki sizlerin hoşuna gidebilir, mutfakta özgür düşünüp, özgürce hareket etmeli insan diye düşünüyorum, şimdiden afiyet olsun diyorum.

MALZEMELER

  • Tereyağ 125 gr
  • Un bardağım yaklaşık 220 gr lık bir bardak olup, 150 gr un alıyor 1 su bardağı
  • Toz şeker aynı bardak 1 su bardağı
  • Vanilya 1 paket

SOS MALZEMELERİ:

  1. 1 kutu dondurulmuş frambuaz
  2. 2 yk toz şeker

YAPILIŞI:

Tereyağ ve un orta harlı ateşte un pembeleşip kokusu (çok fazla kavrulmayacak) çıkana kadar kavrulur, şeker, süt ve vanilya ilave edilir, topaklanmalar var ise tel süzgeçten geçirirseniz daha güzel oluyor, süzdükten sonra göz göz olana kadar pişirilir, kıvamı koyu boza kıvamında olmalıdır, el blenderi ile iyice çırpılır ister küçük kaplara ayrı ayrı, isterseniz tek büyük bir kaba döküp soğutunuz. İkram etmeden önce 1 gün dinlendirmeniz tavsiye olunur.

SOSUN YAPILIŞI:

Frambuaz ve tozşeker robot veya el blenderi ile iyice çekilir. Sosu ikram etmeden önce tatlının üzerine dökünüz, sos muhallebinin üzerinde uzun süre kalınca sulandırabiliyor bu da sosun pişirilmemesinden kaynaklanıyor. Sevgiyle kalın :)

IMG_34461

Kabak Yemeği

Bu resimdeki kabakla ilk tanışmamız. Evimize geldiği anda ev ahalisinin ilgisini üzerine topladı hatta mutfak dolaplarımın ayarını yapmaya gelen servis elamanlarınında dikkatini çekti “hanımefendi ne kadar değişik bir kabak, bu nerede büyümüş böyle” demekten kendilerini alamadılar. Kendisi bize Urfa’dan geldi. Aile dostumuz,arkadaşımız Muzaffer, blog açtığımı öğrenince bana bunu göndermiş, bunun yemeğini yap herkes öğrensin dedi. Unuttuğu bir şey vardı ki ben nasıl pişireceğimi bilmiyordum, burada da canım arkadaşım Sevgi devreye girdi, yapılışını anlattı ve ben de pişirdim. Bu sebzeyi nasıl bulursunuz bilemem ama tarifteki gibi yapıldığında gerçekten çok lezzetli oluyor.

MALZEMELER

  • Resimdeki kabak 1 adet
  • Kırmızı biber 1 adet
  • Kuru soğan orta boy 2 adet
  • Yağsız kuzu eti 1/2 kg
  • Nohut akşamdan ıslatılmış ve pişirilmiş olmalı 1 su bardağı
  • Acı biber salçası 1 yemek kaşığı
  • Tuz silme 1 tatlı kaşığı
  • Zeytinağı 2 yemek kaşığı
  • Limon 1 adet

YAPILIŞI:

Yıkadığınız kabağın dış kabuklarıını incecik soyduktan sonra ikiye bölüp çekirdekli kısımlarını ayıklıyorsunuz, daha sonra istediğiniz büyüklükte parçalara ayırıyorsunuz. Diğer taraftan tencerede yağla soğanları pembeleştirip salçasını ve etini ilave ediyor ve et kendi saldığı suyu çekene kadar pişiriyorsunuz. Kabakları, nohutu, doğranmış biberi, salça, limon suyunu ve tuzunu ilave ettikten sonra üstünü örtecek kadar su ilavesiyle, ilk kaynamadan sonra kısık ateşte sebzeler pişene kadar pişiriyorsunuz. Bu kabak bildiğimiz kabaktan daha geç pişiyor ve erimiyor, kabak pişerken et ve nohutta kolaylıkla pişiyor. Afiyet olsun.

IMG_1611

Zeytinyağlı Biber Ve Yaprak Dolması

Genellikle biber ve yaprak dolmasını aynı malzeme ve aynı ölçüyle yapıyorum. Tek farklı noktası biber dolmalarını fırında, yaprak sarmalarını ise tencerede pişirmem. Ege  kanımın damarlarımda dolaşmasından ötürü (başka açıklamasını bulamıyorum) dolmayı bol yeşillikli ve kavurmadan yapıyorum. Zaman içinde eşimde bu pişirme yöntemine ve lezzete alıştı, bu yöntemle daha fazla yeşillik ve daha az yağ kullanıyorum, tavsiye olunur.

MALZEMELER

  • Maydanoz 1 demet
  • Dereotu 1 demet
  • Taze soğan 1 demet
  • Kuru soğan orta boy minik minik doğranmış 1 adet
  • Domates orta boy, kabukları biberlere kapak olacak 3 adet
  • Karabiber 1 tatlı kaşığı
  • Limon 1 tatlı kaşığı
  • Kesmeşeker 1 adet
  • Tuz 1 tatlı kaşığı
  • Zeytin yağı 1/2 su bardağı
  • Biber orta boy 15-20 adet
  • Asma yaprağı tuzu alınmış 1/2 kg
  • Pirinç 1 su bardağı

YAPILIŞI:

Dolmalık biberler ayıklanıp yıkanır. Maydonoz, dereotu, taze  nane, taze soğan, kuru soğan ince ince doğranıp, domates rendesi, karabiber, tuz ve zeytinyağı ilave edilir. 2 su bardağı pirinç 1 saat önceden bir (1 tatlı kaşığı ) miktar tuz ilavesiyle sıcak suda bekletilir ve bol su ile pirinçlerin nişastası gidene kadar iyice yıkanır. (Pirinçleri ne kadar iyi yıkarsak dolmalarımız ve pilavlarımızın tane tane olmasını garantileriz). Yıkanan pirinçlerin de ilavesiyle hazırlanan harcımızı ister biberlerimize, ister yapraklarımıza doldurabilir veya sarabiliriz. Biberlerin üzerini domates kabukları ile kapatıp, fırınlayacağımız borcama dik dik duracak şekilde dizmeliyiz. Dik durmaları önemli, koyacağımız suyun hiç bir şekilde pirinçlerle temas etmemesi gerekiyor, çünkü su pirinçle temas edince (dolmalar yatık dizilirse) yapış yapış oluyor. Bizde de lapa pişmiş hiç bir dolmanın yüzüne bakmıyorlar. 190 C de ısıttığımız fırınımızı kontrol ettikten sonra, borcama 1 -1/5 su bardağı su (oda ısısında) konulur ve dolmalar fırına konulur, üzerleri kızarıp pembeleşinceye kadar pişirilir, pişip pişmediği bir çatal yardımıyla batırarak (çatal rahat batıyorsa pişmiştir) anlayabiliriz. Eğer yaprak sarmasını yapıyorsak; sardığımız yaprakları tenceremize sıkı sıkı diziyoruz, yukarıda ölçüsünü verdiğim 1 limonun suyu, 2 adet kesme şekerini ve 2 yk zeytinyağını pirinçleri ölçtüğümüz bardağa koyup, kalan boş kısmınıda su ilavesiyle tamamlayıp yağlı limonlu şerbet hazırlıyor ve dolmaların üzerine döküyoruz. Dolmaların üzerine dolma kapağı veya bir tabak örtüyoruz, orta ateşte ilk kaynamadan sonra ocağınızı en kısık ayara getirip ara sıra kontrol ederek pirinçlerin pişip pişmediğine bakın eğer size göre pirinçler diri ise kaynamış sıcak suyunuzu kontrollü bir şekilde ilave edin. Pişme kıvamını ayarlamak her evin damak zevkine göre değişir, bana göre iyi olan size göre olmayabilir. Tencerenizin dibindeki suyun bittiğini anladıktan sonra ocağı kapatabilirsiniz. Soğuduktan sonra servis tabağına dizip limon dilimleri ile süsleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun!

NOT: Dolma yapmak gerçekten meşakkatli bir iştir,eğer bu kadar emek harcayıpta, başında durmaz iseniz bütün yaptığınız emekleri çöpe atabilirsiniz. Deneyimlerime istinaden yazılmış bir dip nottur.

IMG_27732

Pepeçura

Halk arasında, kokulu üzüm veya laz üzümü diye bilinen bu üzümü yemesi ne kadar güzel olsa da bize gelen birkaç kasa olunca hepsini tüketemiyoruz. Bir kısmını dağıttıktan sonra kalan miktarı, önce ayıklayıp (sapını-çöpünü) sonra yıkıyorum. Miktarı ne kadar olursa olsun; ister bir küçük kase, ister büyük bir tencere üzümlerin üstünü 1cm geçecek kadar su ilave edip, üzümler yumuşayıncaya kadar pişiriyorum ve soğutmaya bırakıyorum.

Yapılışını anlatırken bu üzümlerle ilk tanışmam ve vitamin değeri düşmesin diye verdiğim mücadelem aklıma geldi. Anlatmazsam olmayacak! Belki sizde benim düştüğüm duruma düşebilirsiniz…

Bundan birkaç yıl önce yine önümde kasa kasa üzüm, bunlarla ne yapabilirim diye düşünüyordum ve aklıma sıkıp difrizde dondurma işlemi geldi. Üzümleri ayıkladım, yıkadım ve robota koydum ve tabii ki makinayı çalıştırdım. Sonuç ne mi oldu? Facia! Üzüm çekirdekleri birer saçma taneleri olup robotun içinden fırladılar, tavan, taban, mutfak tezgahı, beyaz dolaplarım, üstüm başım, elim yüzüm her yer mor puantiyeli bir hal aldı. Temizlikler yapıldı ama sıkılması gereken üzümler karşımda ne yapayım bunları diye düşünürken aklıma robotun yapamadığını ellerim yapar diye başladım sıkmaya ben sıkmaya çalıştıkça onlar kaçıyordu ama benim elimden kaçan kurtulamaz dedim ve bitirene kadar mücadele ettim bu sırada da ellerim yanmaya, kızarmaya ve kaşınmaya başladı… Üzüm suları difrize; ben de doktora gittim. Doktor muayenesi sonucunda üzüme alerjim olduğu anlaşıldı. Bir hafta boyunca ilaç tedavisi gördüm.

Eğer alerjiniz varsa, kaynatıp süzgeçten geçirme yöntemini deneyin. Difrizde dondurduğunuz bu meyve suyunu sulandırıp içeblirsiniz veya benim yaptığım gibi meyve sulu puding kıvamında soğuk bir tatlı olarak yiyebilirsiniz.

MALZEMELER

  • Üzüm suyu 1 litre
  • Toz şeker ben 2 fincan kullandım 3 kahve fincanı
  • Un isteğe göre mısırı unu kullanılabilir 1 kahve fincanı
  • Nişasta 1 kahve fincanı

YAPILIŞI:

  1. Üzüm suyunun içine toz şeker, un ve nişasta konulur ve çırpma teliyle iyice karıştırılır.
  2. Topaklanmalar  yok  olunca, orta hararetli ısıda kaynayıncaya kadar karıştırılıp pişirilir.
  3. Ocaktan alındıktan sonra kaplara paylaştırılır. Üzerine isteğe göre fındık, fıstık, hindistan cevizi ile süslenir.

Deneyenlere ve deneyecek olanlara afiyet olsun.

IMG_1133

Bamya

MALZEMELER

  • Bamya 1/2 kg
  • Domates olgun ve iri olmalı 3 adet
  • Zeytin yağı 3-4 yemek kaşığı
  • Kuru soğan büyük boy 1 adet
  • Limon 1 adet
  • Tuz 1/2 tatlı kaşığı

YAPILIŞI :

  1. Bamyalar 1 saat önceden yıkanır (ayıklanırken salyalanmasın diye)
  2. Bamyaların tepeleri sivri olacak şekilde ayıklanır.
  3. Yarım ay şeklinde kuru soğan dilimlenir, zeytin yağı ile kavrulur.
  4. 2 su bardağı kadar sıcak su ilaveyle, limon suyu, tuz ve bamyalar 5 -7 dk kaynatılır.
  5. Kabukları ayıklanan, minik minik doğranmış domatesler ilave edilir.
  6. Çatal batırarak bamyaların pisip pismediği kontrol edilir. Yaklaşık 5-7 dakika daha pişirilir.

NOT: Annemin deyişiyle “sofrayı kur, bamyayı vur”. Bamyanın, sofrayı kurarken çok çabuk pişeceğini , 10-15 dk  içinde hazır olacağını belirtirdi. Bir Egeli olarak, bu yemeğin yanında bol yeşillikli bir salata veya naneli, sarımsaklı cacığın çok güzel olacağını söyleyebilirim. Afiyet olsun, tadı damağınız da kalsın.

IMG_0927

Biber Ve Kabak Dolması

MALZEMELER

  • Minik kabak 6 adet
  • Orta boy biber 7 adet
  • Dana kıyma 250 gr
  • Maydonoz 1/2 demet
  • Dereotu 1/2 demet
  • Taze soğan veya 2 adet orta boy kurusoğan 1/2 demet
  • Kuru nane 1 yemek kaşığı
  • Tuz 1 tatlı kaşığı
  • Karabiber 1/2 tatlı kaşığı
  • Zeytin yağı 1 çay bardağı

Pirinç ölçüsü : Her bir kabak ve biber için dolu dolu 1 yemek kaşığı pirinç.

2 büyük domates kabukları biberler ve kabaklar için kapak olacak, domatesin içleri minik minik doğranarak kıyma karışımına eklenecek

YAPILIŞI:

  1. Bütün sebzeler yıkanır, kabakların içleri oyulur ve biberlerin içleri temizlenir.
  2. Maydonoz, dereotu, pirinç, kıyma, bütün baharatlar, zeytinyağı ve domatesler karıştırılır.
  3. Karışım kabakların ve biberlerin içlerine doldurulur.
  4. Ağızları domateslerde kapatılır ve tencereye dik şekilde dizilir.
  5. Kabak ve biberlerin boylarının 1/3 ü kadar tencereye su doldurulur.

Pişme süresi: Sebzesine gore değişmektedir, bu nedenle ben dolmalara çatal batırıyorum. Eğer kolay batıyorsa, dolmalarım pişmiş demektir. Onları ocaktan alıyorum.